Deniz Gezmiş Pek, üretim pratiğini şehir, toplum ve birey arasındaki görünmez bağların estetik bir dökümü üzerine kurgular. Sanatçı için İstanbul, sadece bir coğrafya değil; sürekli devinim halinde olan, kendi kurallarını dayatan ve bireyi içinde eriten devasa bir soyut mekanizmadır. Deniz Gezmiş, bu mekanizmanın çarkları arasında sıkışan modern ruhun izini sürerken, kenti devasa bir tuval, toplumu ise bu tuval üzerindeki bitmek bilmeyen bir katmanlaşma olarak görür.

Çalışmaları, fiziksel ile dijitalin, kalıcı olanla uçucu olanın hibrit bir kesişimidir. Yağlı boyanın ve akriliğin tarihsel dokusunu, dijital dünyanın sınırsız ve keskin formlarıyla birleştirerek çağımızın parçalı gerçekliğini yansıtır. Sanatçıya göre tuval; toplumsal normların, kurumsal yapıların ve kolektif kabullerin, bireyin ham ve korunmasız duygularıyla çarpıştığı bir müzakere alanıdır. Bu alan, kentin gri betonlaşmasına karşı rengin ve formun verdiği bir varoluş mücadelesine sahne olur.

Deniz Gezmiş’in ikonografisi, kalabalıkların anonimliği içinde yitip giden "görünmez yurttaşı" ve şehrin kaotik geometrisini merkezine alır. Formları bazen figüratif bir netlikte, bazen de kentin gürültüsünü andıran radikal bir soyutlamayla karşımıza çıkar. Sanatın mesafeli ve ulaşılmaz "yüceliğini" reddederek izleyiciyi doğrudan bir göz hizasına davet eden sanatçı; hafıza, aidiyet ve modern varoluşun ironisi üzerine sessiz bir diyalog başlatır.

Deniz Gezmiş’in dünyasında sanat; dünyadan kopuk bir ideal değil, tam da bu kentin karmaşasının ortasında nefes alan, toplumsalın içinden süzülüp gelen estetik bir reaksiyondur.

Deniz Gezmiş Pek ( 1999, Istanbul)
Deniz Gezmiş Pek kimdir
Deniz Gezmiş Pek kimdir
Deniz Gezmiş kimdir
Deniz Gezmiş kimdir